CHP sol orijinli bir parti ancak açılım ve Ergenekon sonrasında statükodan yana tavır koyarak kendisini ulusalcı çizgiye attılar. Bugün CHP'nin İP'nin olduğu çizgide olduğunu söylemek çok da yanlış olmaz.
BDP milliyetçi bir parti. Zamanında özgürlükçü ve eşitlikçi sol akımlarda vücut bulmaya çalışan Kürt oyları kendi çatıları altında Kürt milliyetçisi oylar haline geldiler.
MHP, CHP ve BDP'den sonra kendisini milliyetçi çizgiye atan son parti de AKP oldu. Komik ama gerçek toleransları arttırmaya yönelik amaçlar taşıyan Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi sonunda AKP'yi de milliyetçi yaptı.
Yargı tarafından yolu kesilen ve ne yaparsa yapsın askeri kalıbına sokamayan AKP, seçim öncesinde statükodan intikamını alamadı. Buna zamanı ve becerisi yetmedi.
Habur görüntülerinin taban üzerindeki şoku da devam edince AKP'yi bir oy kaybı endişesi sardı. Bu endişe ile milliyetçi muhafazakar tabana kardeşçe sinyaller gönderildi. Seçim öncesinde açılım hataları unutturulmaya çalışılarak oy peşine düşüldü.
Sonuç olarak toplum olarak bir açılım lafı herkesi milliyetçi yapmaya yetti. Aynı açılım herkesi demokrat ve milliyetçi duygulardan arındırılmış yapmaya da yetebilirdi. İki ihtimal de sürecin başka türlü yönetilmesi ile gerçekleşebilirdi.
Burada asıl önemsenmesi gerekenin tüm partilerin milliyetçi çizgiye yakınlaşması, halk olarak milliyetçi duyguların kabarması falan değil.
Önemsenmesi gereken konunun toplumdaki siyasi görüş kayganlığı olduğunu düşünüyorum.
Bu öyle bir kayganlık ki iyiye kullanılmasının engellenmediği bir dönemde Türkiye'nin gerçek hoşgörüsünü ortaya çıkaraktır...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder