Türkiye için en iyi sonuç, bu güç mücadelesinin mağlubunun asker olması, ancak karşı tarafın kendisini galip gibi hissetmemesidir.
AKP ve onun otoriter eğilimli liderinin, üste çıktı diye sınırsız güç elde etme hevesine kapılmaması gerekiyor...
Bu bağlamda AKP iktidarıyla ittifak ilişkisi içindeki “liberaller”den gerçek ve samimi olanlarına büyük bir görev düştüğü kanaatindeyim.
Madem normalleşiyoruz, yani “asker ve nüfuzu” siyasetten tasfiye ediliyor, liberallerin de artık AKP iktidarıyla bu ilişkilerini gözden geçirip “normalleştirmeleri” gerekmiyor mu?
AKP’yle aralarına normal bir mesafe koysalar daha iyi olmaz mı?
İktidarla yakın temas, bunlardan bazılarının zaman içinde bağımsız entelektüel kişiliklerini yitirmelerine neden oldu... Kimileri tamamen angaje olup AKP’cileşti... İktidara, maddi çıkar ilişkisiyle de perçinlendiler.
Sözüm böylelerine değil.
Türkiye ne kadar değişirse değişsin, AKP iktidarda kaldıkça onlar için bir “asker sorunu” varlığını hep güçlü biçimde sürdürecektir. Çünkü “asker sorunu” onların AKP’yle ittifakının meşru zeminini oluşturmaktadır.
Sözüm, AKP’yle ilişkilerini henüz normale dönemeyecek kadar derinleştirmemiş olanlara...
AKP’yi eleştirmenizin, bu partinin liderliğindeki otoriter eğilimleri gündeme getirmenizin zamanı artık gelmedi mi?
Gülay Göktürk'ün inisiyatifi ile hazırlanan ve benim de altına imza koyduğum Başbakan'a yönelik protesto metni, "önümüzde duranlar"ın en önemli başlangıçlarından biri. Ortada darbeci de, darbe de kalmadığına göre demokratik sorumluluğun, demokrasinin aktörlerinde daha kuvvetli tezahür etmesi lâzım. AK Parti hükümetlerine, başından beri darbecilere karşı destek verenler artık daha titiz ve seçici davranacaklar. Sandıktan çıkan iktidara demokrasinin verdiği gücün, sandıktan çıkanlar dışında rakibi kalmadı. O zaman daha fazla hukuk, daha fazla saygı ve daha fazla özgürlük talep edeceğiz. Ve daha çok eleştireceğiz. Darbeler tarihinin sona ermesi, AK Parti'nin elinde artık mazeret bırakmadı. Demek ki rejim tartışmaları içinde boğulan ülke sorunlarını, artık yüksek standartlı bir demokratik zeminde tartışacağız.
Mezarlar karanlıktır. Önümüz ise aydınlık. Karanlığı geride bıraktık. Önümüzde yapacak çok iş var.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder