Törenlerde teröristlerin kahramanlaıştırılması, 'Abdullah Öcalan istedi diye geldik' demeleri ve ayaklarına kadar mahkeme getirilip bir an önce serbest bırakılmaları terörden büyük zararlar görmüş Türk halkının kalbinde derin yaralar açtı.
Hatasını anlayan AKP açılımı durdurdu ve olayı soğutmaya çalıştı.
Ancak teröristleri serbest bırakan AKP'nin güdümündeki polis teşkilatı, terör örgütü ile bağlantıları oldukları gerekçesi ile KCK operasyonlarını başlattı ve sivil siyaset yapan Kürtleri hapse atmaya başladı.
Belki de bu yolla açılımın aleyhlerine çeviren Kürt toplumunu cezalandırmak istedi.
KCK operasyonlarının mağduru eski DEP milletvekili Hatip Dicle ise son darbeyi vurdu ve seçim gününe kadar muhalefetin tepe tepe kullanacağı kozu verdi.
Dicle, KCK operasyonları kapsamında yargılanması esnasında Diyarbakır Mahkemesi Hakimi'ne şöyle dedi: “15 Ekim 2009 tarihinde DTP Genel Başkanı Ahmet Türk beraberindeki bir heyet ile birlikte İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ı ziyaret etti. İçişleri Bakanı da bu heyete, 'Konuyla ilgileniyorum. Müsteşarımı Diyarbakır'a gönderdim. Hakim ve savcılar ayarlandı, geldikleri gibi geçecekler' dedi.”
Bu sözler de anlatıyor ki Kürt toplumunun DTP(BDP)-KCK-PKK himayesindeki kısmı da açılıma en az milliyetçi muhalefet kadar karşı.
Sonunda bu da oluyor.
Türk milliyetçisi ve Kemalist muhalefet ile Kürt milliyetçisi muhalefet açılıma karşı aynı safta yer alıyor.
AKP iktidarına son vermek için her türlü kozu kullanıyorlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder