Sonunda bu değişiklikler artık öyle bir noktaya geldi ki ne uygulayan sindirebiliyor, ne uygulanan sabredebiliyor.
Halk baş döndüren değişiklikleri takip edemez hale geldi.
Bilgi kirliliği o kadar büyük boyutlara ulaştı ki neler olup bittiğini anlamak için en az on gazetenin son on günkü baskılarını okumak ancak bir fikir verebilir insana. Herkes kendi işine geleni ön plana çıkartıyor, herkes diğerinin kuyusunu kazıyor.
Değişikliklerin olması, dengelerin değişecek olması bir yerlerde oluşacak boş koltuklar, rant mevkileri için iştahları kabartıyor. O mevkiler için kapışanlar agresifleşiyor, dikleşiyor ve kutuplaşıyor.
Bu kadar değişim, bu kadar yoğun gündemi bir halkın kaldırması mümkün değil. Artık bir yerde halk 'dur kardeşim. değişim iyi hoş da bana anlatmadan beni kaygılandırarak bir sürü iş yapıyorsun. ben bundan rahatsız olmaya başladım.' der. Bu da statükocuların işine yarar.
Değişim statükocuların işini bozar.
Haddinden fazla hızlı, halkın sindirebildiğinin ötesinde bir değişim ise yönü ne kadar doğru olursa olsun, değişimcilerin işini bozar.
Seçimlerde değişimin bedelini kimin ödeyeceğini değişimin kendisi değil hızı belirleyecektir...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder