20 Ocak 2010 Çarşamba

Mehmet Ali Ağca cezasını çekmiştir...

Başlığı okuyunca bile insanın tüyleri diken diken oluyor değil mi? Gazeteciliğin önder isimlerinden Abdi İpekçi'yi katleden bu alçak nasıl olur da cezasını çekmiş olabilir diyor vicdanlar. Ama vicdan ne derse desin, bu bakış açısı sağlıklı değil. Sapla saman birbirine karışıyor.

Ağca mevcut hukuk düzeni içerisinde hüküm giydi ve mahkemelerce verilen cezasını çekerek meşru yollarla hapisten çıktı. Bunun herhangi bir noktasında adaletsizlik görüyor isek bunu meşru yollarla hukuk sistemimizin reforme edilmesi ile çözmeyi amaçlamalıyız. Ağca'ya katil, sapık, cani diyerek hukuk sistemimizdeki sorunları çözemeyiz. Ağca'ya beslenilen öfke yarın bir gün başkalarını da Ağca'nın Ağca'sı yapabilir. Ve bu adil olmaz.

Ağca'nın serbest kalmasında çekilemeyen bir nokta da adamın para kazanacak olması. Evet, para kazanacak ama Abdi İpekçi cinayeti ile değil Papa'ya yaptığı suikast girişimi ile.

Bugün dünyanın çivisi zaten çıktı. Artık toplumsal değerler kimsenin umurunda değil ve kapitalist çarklar içerisinde her eylemin bir fiyatı var, etiği değil. Bugün papaya suikastinde bir değeri var bu sistem içerisinde. Bu adam da bu parayı kazanmaya talip. Bu durumu oldukça anlaşılabilir buluyorum. Ve 30 yıl önce bugünlerde bu işi paraya çevirebileceğini bilecek olsa gözünü kırpmadan bu işi yapabilecek onlarca insanın olduğunu düşünüyorum. Burada sorun insanoğlunun uslanmaz ve bencil yapısında kilitlenip kalıyor.

Ağca'nın medyada çok fazla yer bulması da oldukça olağan. Yine kapitalist düzen içerisinde insanların istediğini sunmayı amaçlayan ve dolayısıyla daha çok izlenmek ve okunmak isteyen medya birimleri sadece işlerini iyi yapıyorlar. Ama asla etik değil. Sadece parasal manada iyi. Burada sorun yine kapitalist düzenin bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Ağca'nın ekranlarda olması mankenlerin aşk hayatı üzerinden yürüyen magazin basınından daha az acıklı değil.

Derdimiz Ağca'ya hareket imkanı tanıyan 'karanlık güçler'e ulaşmak ise Ağca'yı rahat bırakalım. Cezasını tamamlamış bir mahkum olarak muamele edelim. Sonra bakalım bizi 'karanlık güçler'e götürecek mi? Götürürse ne ala ama götürmezse de bu işin suçlusu yine Ağca olmaz.

Ağca'ya nefret kusmakla bir yere varılamayacağı çok açık. Bu durumu insanlık namına haksız buluyorum. Toplumun, hakettiği cezayı çekmemiş olduğuna inandığı insanlara kendisi ceza kesmeye heveslenmesi linç kültürünü besleyen ve kimsenin hayrına olmayacak bir sürece yol açacaktır...

Hiç yorum yok: