AKP Hükümeti'nin iktidar olmasından bir süre sonra toplumun ve aydınların bir kısmı AKP'nin doğru yaptıklarını takdir edebilmeye başladı. Bu kesimde, adamların geçmişlerine ve şeriat iddialarına bakmaksızın, haklı oldukları konularda onları destekleme refleksi belirdi. Sağlıklı ve sağduyulu bir akıl için bu gerekliydi. Bunun adını AKP perspektifinden bakarak 'aydınlanma' olarak koyalım.
Ancak AKP'nin iktidarken yaptığı yönetim hataları ve inandırıcılıktan uzak demokrasi arayışı bir çok insanı bu düşünceden alıkoydu. AKP'nin ötekileştirme ve toplumsal uzlaşmadan uzak politikaları, kendisinden olmayanı adam yerine koymama ve sindirme amacındaki tavırları bir 'karşı aydınlanma'ya sebebiyet verdi.
Demokrasi arayışıysa demokrasi arayışı. Haksa hak. Ama bakınca ezilen kesimler sadece yer değiştirmiş. Dünün ezileni bugün acımasızca eziyor.
Bir başka perspektiften bakalım ve şunlara ihtimal verelim:
1-Ergenekon ve darbe iddiaları ile ilgili diğer davalarda ortaya atılan belgelerin büyük bir kısmı uydurma olabilir. Birden çok avukat ofislerinde bulunan belgeler veya belge fotokopileri gerekçe gösterilerek hapse atıldı. Bu belgelerin oralara daha önceden yerleştirilmiş (planting) olma ihtimalini göz ardı edemeyiz.
2-Ergenekon soruşturması kapsamında bir çok 'günahsız' halen neyle suçlandıklarını bile bilmeden içeride. Kurunun yanında birçok yaş yakılmak isteniyor. Bu yolla toplumda karşıt görüşlü insanlar 'suçun olmasa bile hapislerde çürüyebilirsin' tehdidi ile sindiriliyor. İnsan hakları ayaklar altına alınıyor.
3-Yaşadığımız sürecin adı demokratikleşme değil sindirme yolu ile intikam. Demokratikleşme sadece askeri kesimden intikam alınabilmesi, onların güçsüzleştirilmesi ve tasviyesi için bir araç olarak kullanıldı. Bunun dönüşü daha da sert olacak ve ülke sürekli olarak kaosa sürüklenecek. Aslında AKP içerisinde dahi bir kesim demokratikleşmeye inanmıyor.
4-Medya sindirildi. Medyada kendilerinden olmayanlar planlı olarak tasviye edildi. Son olarak Doğan grubuna verilen ceza ile son muhaliflerden biri de düşürüldü.
5-Ve tabiki Fetullah Gülen gerçeği. Ülkemiz AKP adı altında Fetullah Gülen tarafından yönetiliyor. Abdullah Öcalan - BDP (eski DTP) bağı Fetullah Gülen - AKP arasında mevcut. AKP de bu ülkede tek başına iktidar.
Üstte yazanların hiçbiri için kesin doğru yada sadece doğru diyemeyiz. Ancak gerçek olabilmeleri ihtimalini gözardı etmemek lazım...
7 Ocak 2010 Perşembe
Karşı Aydınlanma
Etiketler:
AKP iktidarı,
BDP,
CHP,
Demokratikleşme,
Ergenekon Soruşturması,
Fetullah Gülen,
MHP,
Öcalan,
Toplumsal Uzlaşma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder