30 Aralık 2009 Çarşamba

Her şey mi komplo?

Ruşen Çakır - 18 Aralık 2009 - Vatan:

Son Ergenekon soruşturmasıyla birlikte bütün yakın tarihimizin, bugünümüzün ve hatta geleceğimizin bir “komplolar ve provokasyonlar bileşkesi” olarak tarif edilmeye çalışıldığına tanık oluyoruz. Ergenekon gibi bir örgütlenmenin var olması, bu yapının değişik yollarla iç çatışmalar körüklemek istemiş veya körüklemiş olması yaşanan her tatsızlığın arkasında onların olduğu anlamına nasıl gelebilir? Diyelim ki “derin” bir yapı bütün bunları tezgahlıyor, Reşadiye’de askerleri şehit edenlerin; onların bu saldırısını onaylayanların; bir belediye otobüsünde genç bir kızı ateşe verenlerin; Dolapdere’de göstericilere silah çekenlerin; Muş Bulanık’ta göstericilere Kaleşnikof’la saldıran kişinin hiç mi suçu yok?

Daha önemli sorularsa şunlardır: Neden bu kişiler bu suçları işliyorlar? Neden Türkiye toplumu bu yaşananlara karşı aynı tepkiyi vermiyor?

Beşir Atalay, son olayların sorumluluğunu “demokrasinin yükselmesinden rahatsız olanlar”a yükledi. Haklı olabilir. Gerçekten de Kürt açılımından, onun başarılı olma ihtimalinden rahatsız olan birbirlerinden farklı çevreler tahriklere başvuruyor olabilirler. Ancak unutmamalı ki, eğer böyle odaklar gerçekten varsa, bunların en çok, toplumun açılım konusundaki kafa karışıklığından ve buna neden olan hükümetin yanlışlarından istifade ettikleri de ortadadır.

Sonuç olarak hükümetin, bir an önce toplumdaki kafa karışıklığını giderecek adımlar atması, bu bağlamda, çok iyi bildiklerini söyledikleri provokatörleri, vakit geçirmeden etkisiz hale getirip cezalandırması gerekir.

Hiç yorum yok: